Çığ__lık

Çığ__lık

Sıçrayan benliğim hangisine daha yakın acaba? Kestiremiyorum. Hiç bir şeyi kestirip atamıyorum… Sular kesiliyor mavi elbiselerinden, uçurum çok kesif bir davetkâr.
Sen nihilist çığlık… Boğazıma yapışamayacak kadar uzak boşluk, yaşayamadıklarınla ne kadar beyaz ve yorgunsun. Bu bir savaş değil, acının uyuşuk damarları. Hücrelerimde salınan sayısız intihar vakası…

Angela’nın külleri

Angela’nın külleri

Bu soruyu Edward Hallet Car’ın “Tarih Nedir?” kitabını okurken edindiğim bir fikir ile anlatmak isterim. Car’a göre tarihçi: Bir tarihsel olayı incelerken bu zamana göre inceler yani tarihsel olguya bir yorum getirir. Adını şu an hatırlamadığım biri şöyle demiş: “Olgular çuvala benzer, dik durması için içini doldurmak gerekir”. Romana dönersek yazar geçmişi anlatırken bu zamandaki ruh dünyasıyla yazıyor.

Mağrur Gül Demlenmeleri

Mağrur Gül Demlenmeleri

Eli kulağındadır güneşin
neden böyle bir cümle kurdum oysa cevabı bile meçhul çün saat gece bile değil bu defa karalamamaktan yanayım yanlışlarımı hevesim kalmadı hayata hep yanlış silmekten dermanım tükenmeye ramak varsa üç noktalara bırakıyorum damarlarımda ki boz bulanık türküleri geceler daha mutlu mudur nedir ondan gerek bu jilet pırıltılar yüzümde
devasa bir dinginlik suretimde unuttum acının alfabesini çaylar açık ve üç şekerli
utançlarımla zehirliyorum içimi karanlıklarım kavramışsa hüznün hazzını bana böyle gerek aşklar

Tutarsız martı veya bir nevi türbülasyon

Tutarsız martı veya bir nevi türbülasyon

(bu ne çeşit beddua içimin sayın ombudsmanı! zira karıncalaştı beynimin şarapla yıkanası kuytusu. hazır parantezdeyken şarap bahsinde bir lafım var ki şudur:?? elin değmişken kapat şu parantezi)

Donnie Darko ve çağrışımları

Donnie Darko ve çağrışımları

Aslında kadim bir yanlışa daha parmak basıyor o da şu: Sosyal bilimler ile fen bilimlerinin arasında var olan (örtük bir şekilde) analoji kurulmasının yanlış olduğu fikridir. İki tarafda birbirinden ayrıymış gibi bir analize girişiyorlar. Ama felsefe insanı tanımlarken “kozmosta bir mikro kozmos” diye bahsetmiş.

Irak'tan kara haber var… [In the Valley of Elah]

Irak’tan kara haber var… [In the Valley of Elah]

Hank, karısına oğlunun ölüm haberini verirken onun “İki oğlumda öldü. Hiç değilse Mike’nin gitmesine engel olmaya çalışırken bana yardım etmeliydin…” dediği sahne. Hank, kendini savunmaya çalışır ama nafile: “Askere gitmezsen evde korkak bir tavuk gibi yaşarsın, diyen sen değil miydin?”

Yağmur

Yağmur

Yağmak zorundaysa;
Yağar yağmur…
Tutamazsın…

Avuncak

Avuncak

Bir yanım acıda, tarifi mümkün değil;
Elimde avuncak sözler,
Çocuklar gibiyim.

Menzile kilitlenmek

Menzile kilitlenmek

Tıkırtılar, kuvvetli vuruşlara döndü. İçeridekilerin iyiden iyiye duyacağı şekilde, en sağır piri faninin bile işiteceği biçimdeydi artık. ‘Yeter artık! Sağır sultan duydu sen duymadın, bu kadar umarsız olmak için karanlık kuyulara düşmüş olmalısın, yazık sana.’ diye seslense acaba daha çok küser miydi kendisine?

Gömlek

Gömlek

Misket bombası gibi, sağa sola saçılıp, anlamsızlığa ve anlamsızlığın anası kargaşaya yatak açmaya fırsat kollayan kelimelerim bir yerlere dağılıp saklanmadan toparlamak gerekirse; yalnızlığı seven biri değilim. Ya da artık değilim.

Türk şiirinden endüstriyel notlar

Türk şiirinden endüstriyel notlar

Makine ustasının sırrının sessizliğiyle çalışması, ondaki sabrı, temkini, iradeyi ve kararlılığı gösterir. Adı üstünde ‘emek’ verendir, emekçidir o. Ben’in soğuması, ekmek döktüğünden bellidir. Ekmek azizdir. Ben, insanın en büyük tuzağıdır.

Elmalı’dan Limni’ye bir irfan yolu

Elmalı’dan Limni’ye bir irfan yolu

Niyazi Mısri gibi ‘bukağı’ya vurulamayan özgürleşmiş ruhlar, aklı öteleyen, onu aşan ve kuşatan Külli Akl’ın konuşturduğu ruhlardır. Şiir, bu anlamda, ruhsal özgürleşme yoludur. Dili aciz bırakma çabasıdır. Dili aciz bırakamayan bir şiir, bizatihi şairini bukağıya vurur.

Bir yalnız savaşçının ölümü: Dilaver Cebeci

Bir yalnız savaşçının ölümü: Dilaver Cebeci

Günlük haberleri takip ederken bir başlık çarpıyor gözüme: “Bir Çınar Devrildi Sessiz Sedasız”. İrkiliyorum, eğer bir çınar devrilmişse ve o çınar albız alası bir sessizlikle beraber devrilmişse, üzüleceğimdir. Süregelen sükûn’dan her fırsatta müşteki olan bir devin, sakince kayıp gitmesinden daha acımasız ne olabilir bilmiyorum.

Şirin kötü çocuğu: e.e. cummings

Şirin kötü çocuğu: e.e. cummings

Cummings 1894-1962 yılları arasında yaşamış Amerikalı bir şair. William Carlos ile birlikte Amerikan şiirindeki modernist eğilimi etkilemiş ustalardan biri. Jazzdan ve argodan yararlanarak oluşturduğu yeni bir şiir diliyle, büyük beğeni toplamıştır.

Ayda parıldayan - In the moon shall shimmer

Ayda parıldayan - In the moon shall shimmer

Aklığın parıldasın ayda
Ürperen omuzların, yasemin gibi kar beyazı
Ve ateşli nefesinin alevi ısıtsın beni
Salınarak dolaş benimle uzaklarda.

Baal Shem ve Francis Bacon

Baal Shem ve Francis Bacon

Tanrı Evinde yaşayan bazı yaşlı ruhlar öylesine
Bir korku duydu ki Tanrının İkinci Yaratışta
İnsanın içine bıraktığı çok karanlıktan,

Ateşböcekleri ile kaneviçe
0

Ateşböcekleri ile kaneviçe

Ve senden sonra, gecenin bu son vaktinde
Boğazın alıp götüren yakamozlarında
Kızkulesi’nin orada yani, martılarla birlikte
Doyuralım iyice acıkmış ruhlarımızı da.

Arkandan el sallamak...
6

Arkandan el sallamak…

Hoşça kal
Ya da
Esenlikle gel bize…

SES
1

SES

bir güzelin kapısında
bin gönül gidiyor
oralarda söylenen
bir şarkı olmalı

Çığ__lık
1

Çığ__lık

Sıçrayan benliğim hangisine daha yakın acaba? Kestiremiyorum. Hiç bir şeyi kestirip atamıyorum… Sular kesiliyor mavi elbiselerinden, uçurum çok kesif bir davetkâr.
Sen nihilist çığlık… Boğazıma yapışamayacak kadar uzak boşluk, yaşayamadıklarınla ne kadar beyaz ve yorgunsun. Bu bir savaş değil, acının uyuşuk damarları. Hücrelerimde salınan sayısız intihar vakası…

İstilâ
2

İstilâ

Uluyan denizlerin gürültüsü
İstilâ edince beynimi
Başta olması gerekenleri
En sona iliştirdim

Hiçkimselikler jenosidi
3

Hiçkimselikler jenosidi

en çok
gök bulaşığı ellerin
damarı kopmuş gibi kanaması..

Arayış
3

Arayış

Ben de şimdi bir şeyler atacaktım içimden
İyi oldu geldiğin
(İyi bir uyku getirmişsindir bana
İyi bir akşam yemeği)
Gel buyur iyi geldin

Hoşçakal Balıkları
2

Hoşçakal Balıkları

yatağı dağıtılmış bir ırmağı düşün
tek taraflı kanamaları
bir insan nasıl aldatılır
tam üç kez
anla ve hizasına gel aşkın

Esin
6

Esin

Ey ruhumun sahibi!
Sen ne güzel şairsin!!!
Yazık ki seni övmeye
Yetmiyor esin…

Yol risalesi
1

Yol risalesi

Çıkagelir birden bire
Ben sen o ya da hepimiz aniden
Çıkagideriz
Yalnız kalsın diye ayrılık habire…