|
|
Yazar Mevlâna
|
|
18.01.2008 |
Manaya nisbetle suret nedir? Çok zayıf çok aciz. Mesnevi I-3330 Bil ki zahiri suret yok olur, fakat mana alemi ebedidir, kalır. Testinin suretiyle ne vaktedek oynayıp duracaksın? Testinin nakşından geç, ırmağa, suya yürü. Sureti gördün ama manadan gafilsin. Akıllıysan sedeften inci seç, çıkar Mesnevi II-1020-23
İnsanlar ikincil/tali sebeplere bakıyorlar ve onların herşeyin kaynağı olduğunu sanıyorlar. Fakat velilere tali sebeplerin bir örtüden başka birşey olmadığı ilham edildi. Fihi Ma Fih 68/80
Bu sebepler, görüşlere perdedir. Çünkü her göz, onun sanatını görmeye layık değildir. Sebebi yırtacak bir göz gerek ki perdeleri kökünden çekip çıkarsın.
Mesnevi V-1551-52
Görünen suret , gayb alemindeki surete delalet eder, o da başka bir gayb suretinden vücut bulmuştur. Böylece bunları, görüşünün miktarınca ta üçüncü, dördüncü, onuncu surete kadar say dur! Mesnevi IV-2888-89
Münkirin delili ancak ve ancak şudur: Ben şu görünen yurttan başka birşey görmüyorum. Hiç düşünmez ki nerede görünen birşey varsa o gizli hikmetleri haber vermededir. Mesnevi IV-2778-79
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 117 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Hasan Harakani
|
|
17.01.2008 |
İrfani geleneğimizin büyük bilgesi Ebu’l-Hasan Harakani’nin sohbet ve vaazlarından oluşan Nuru’l-Ulum, adından da anlaşılacağı üzere, bilginin en üst düzeyi olan ‘hikmet’ten ibarettir ve ilimlerin nurunu, onlardaki İlahi ışığı yansıtmaktadır.
Harakani hazretleri, Kamil İnsan olan Efendimiz’in (asm) en yetkin varislerindendir. Bu niteliği ile, ‘kendisine çok hayırlar verilmiş’ biçiminde vasfedilen hikmet ehlindendir ve susuşu gibi konuşması da irşad edicidir. Şeylerin hakikatini, yolun esaslarını, maneviyat yolcusunun özelliklerini, tasavvuf irfanının ilkelerini, kamil insan’ın kim olduğunu, hangi sıfatlara sahip bulunduğunu, Yaratıcı’sıyla halvetinde doğan varitleri, kalbine ilham edilen sırları ve hakikatleri, vecdin doğasını, vecd ehlinin durumunu, salikin yolculuğunda uğradığı menzilleri, sufilik yolunun temel kavramlarını (ıstılah), bu eserindeki söyleşilerinde dile getirmektedir. Birinci bölüm, soru ve cevaplardan oluşmaktadır. İkinci bölümde vaat ve öğütler, üçüncü bölümde Efendimiz’in bazı hadisleri, dördüncü bölümde İlahi bağışlar, beşinci bölümde münacatı, altıncı bölümde manevi coşkusu, yedinci bölümde gönlüne doğanlar, sekizinci bölümde manevi mücahade, dokuzuncu bölümde hikayesi ve nihayet son bölümde olağanüstü halleri (keramet) yer almaktadır. Tasavvufi irfan geleneğinin büyük kılavuzlarının yolunun kavşağında bulunan, sadece Nakşi geleneği değil, hemen bütün irfani yolların şeyhlerini ve büyük bilgelerini manevi bakımdan emziren ve besleyen, Hz. Mevlana’dan Ahmed Yesevi’ye, Yusuf Hemedani’den Molla Cami’ye tasavvuf semamızın en parlak yıldızlarına kılavuzluk eden Harakani’nin nakledilen menkıbelerde hiç kuşkusuz öncelik, kamil veli Bayezid-i Bistami’ye aittir. Hazret’in kılavuzu olan bu muhakkik’ten sonra, hırkasını aldığı Ebu’l-Abbas Kassab Amuli gelmektedir.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 145 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Hallacı Mansur
|
|
17.01.2008 |
Yaratılmışların kavrayışları hakikate yapışamıyor. Hakikat de yaratılmışlara yapışmamaktadır. İç alemimizden yükselen sesler, hakikate yönelik tırmanışlardır ama yaratılmışların ilgileri - bağları hakikate ulaşamıyor.
Hakikat bilgisini anlayıp kavramak zor: nerde kaldı hakikatın hakikati! Oysaki Hak, hakikat deneninde ötesinde. Hakikat, Hakk'ın aşağısında/Hakikat Hak'tan başka bir şey.
Pervane ışığın çevresinde sabaha kadar uçar da bu hali en tatlı sözlerle anlatmak için şekillere döner. Sonra nazlanıp övünür de vuslatta kemale özenerek gururlanır. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 114 |
|
Devamını oku...
|
|
|