|
|
Yazar Cemalnur Sargut
|
|
17.01.2008 |
|
Cemalnur Sargut(*) “Madem ki canın sırrı ve mahiyeti insana hayır ve şerri haber vermesidir, şu halde kimin canı fazla duyuyor, haber alıyorsa o daha canlıdır.”
Konuşan Sadık Yalsızuçanlar
‘Âdem su ile balçık arasındayken ben peygamberdim’ sözünden ne anlıyorsunuz? ‘Nur-ı Muhammedi’ ifadesi size ne anlatıyor? Bu meyanda, ‘Allah’ın ilk yarattığı şey nurdur/kalemdir’ hadisinin anlamı nedir? ‘Hakikat-i Muhammediye’ ibaresinden ne anlamak gerekir?
Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Ben yaratıklar içinde insanların ilkiyim.” "Allah’ın ilk yarattığı şey benim nûrumdur.” “Ben Âdem henüz su ile balçık arasındayken peygamber idim.”
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 904 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Derrida
|
|
09.01.2008 |
|
Aşağıdaki metin, Falter dergisinin 1986 yılında yayınlanan post-modern özel sayısı için Derrida ile yapılmış bir söyleşinin kaydıdır. Metindeki kimi ifade kusurları, söyleşinin irticalen yapılmış olmasından dolayıdır. Falter: Uzun zamandan beri Batı Almanya'da usçuluk ve usdışıcılık kavramları üzerine, filozoflararası Alman-Fransız ilişkisini de ilgilendiren bir tartışma sürmekte: Fransız felsefesinin usdışı olduğu, usçu argümanlardan kaçındığı gibi. Gerçekten Fransa'da bu yönde gelişen belirli bir felsefe-yapma eğiliminden söz edebilir misiniz? Derrida: Eğer bugün Alman-Fransız tartışmasına açıklık getirme ihtiyacını hissediyorsak, öncelikle Fransız ya da Alman felsefesinden konuşmamayı elden geldiğince denemeliyiz. Bu yüzden burada size söyleyeceklerim Fransız felsefesi adına olmayacak, tersine benim ve bana yakın duran bazı filozofların da olan bir bakış açısından hareketle konuşacağım. Fransız felsefesi dediğimiz alanda bir çok süreksizlik, kesinti ve çelişki vardır. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 232 |
|
Devamını oku...
|
|
|