Skip to content

Düşün Seli... GökEkin İrfan

Narrow screen resolution Wide screen resolution Increase font size Decrease font size Default font size default color
Anasayfa
Davud el-Kayseri ve Osmanlı Düşünce Geleneğinin Teşekkülü
18.01.2008
İbrahim Kalın

Orhan Gazi'nin 1336 yılında İznik'te kurduğu üniversitenin ilk başkanı (müderris-i 'am) olan Davud el-Kayseri, sadece Osmanlı eğitim sistemi açısından değil aynı zamanda Türk ve İranlı düşünürler üzerinde bıraktığı etki itibariyle de Osmanlı düşünce tarihinin önde gelen isimlerinden biridir. Kayseri'nin "ekberi" meşrebi, İbn Arabî'nin tasavvuf yorumunun Osmanlı topraklarında kök salmasını sağlamış ve yazdığı eserler, İbn Arabî mektebinin anlaşılmasında başvuru kaynağı olarak kullanılmıştır. İran ve Hindistan'daki gelişmelere paralel olarak Kayseri'nin önerdiği metafizik sistem, İslam düşüncesinin İbn Sina'dan sonra yöneldiği ana eğilimleri kuşatıp entegre edecek bir nitelik sergilemiş ve bu yönüyle sadece Osmanlı düşünürlerini değil, İran'lı pek çok mütefekkiri de bugüne kadar etkilemeye devam etmiştir. Mamafih Kayseri sadece sahip olduğu tarihi etki acısından değil, ortaya koyduğu metafizik sistem açısından da incelenmeye değer bir düşünürdür. Kayseri'yi, klasik Oryantalist ve tarihselci kategorileri kullanarak, basit bir sarih olarak görmek, hem geliştirdiği tefekkür tarzını doğru bir şekilde anlamanın, hem de bıraktığı tarihi etkiyi izah etmenin önünde duran engellerin başında gelmektedir. Dolayısıyla Kayseri başta olmak üzere Osmanlı düşünce mirasının anlaşılıp anlamlandırılması, sadece tarihsel materyallerin bir araya getirilmesi ile değil, aynı zamanda yeni bir okuma ve tahlil tarzının benimsenmesi ile mümkün olacaktır. Bu sebeple bu makale, metodolojik ve tarihi gözlemleri havi iki ana bölümden oluşacaktır. İlk bölümde Osmanlı'nın düşünce serüveninin anlamlandırılmasını mümkün kılacak teorik bir çerçevenin imkânları araştırılacak ve sahanın mevcut bazı sorunları üzerinde durulacaktır. İkinci bölümde Kayseri'nin düşüncesi tahlil edilerek bugün için ne mana ifade ettiği gösterilmeye çalışılacaktır. İbn Arabî ve mektebi üzerine yapılan ilmi çalışmaların özellikle Batı'da bir Rönesans yaşadığı nazar-i itibara alındığında, Kayseri'nin düşünce haritamızda yeniden bir yer edinmesi, ancak eserlerinin analitik bir tarzda yeniden okunması ve günümüzün sorunlarıyla irtibatlandırılması ile mümkün olacaktır.

Makalenin devamı...
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 69

  Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3

 
< Önceki   Sonraki >

Gelinler mihrabı

Kimler Sitede

İstatistikler

Üyeler: 13
Haberler: 82
Web Bağlantıları: 19
Ziyaretçiler: 24350

. . . :: . ..::...: