| GökEkin |
| Cahit Zarifoğlu |
| Sadık Yalsızuçanlar |
| Ibn'Arabi |
| Okuma Yeri |
| Büyük Hacc |
| 09.01.2008 | |||||||||
Hacc-ı Ekber : Büyük Hacc!1 Nerdesin? Nerede olursan ol. Mescid-i Haram’da Ka’benin yanında, sokakta, çarşıda, caddede, hotelde... Hiç önemi yok; maksat, bırakmak, terketmektir; büyük bir yolculuğa başlamaktır. İhramı giy ve “Mekke’den çık”! Hayret doğrusu! Şimdi Kabe’yi bırakacak Mekke’yi arkamıza atacağız yani. Olacak iş mi? Gerçekten söyler misiniz, kıble neresiydi? Hacc, Ka’beyi terkle başlar!
Peki o zaman Ka’be’ye yönelmek, bulunduğum yerden ayrılıp Ka’beye yönelmek niyeydi? içinde Ka’be’nin bulunduğu seyahat, ne idi? : Küçük Hacc, yani Umre! Öyleyse şimdi başlayan seyahat, Ka’be’den sefere çıkmak, Mekke’yi terketmek nedir?: Büyük Hacc! Ka’be’ye yönelmek, Hacc değildir. Haccın kıblesi, Hacc değildir. Başlangıçta öyle sanıyordun. Halbuki bu yanlış. O halde şimdi, Hacc’ın “Ka’be’ye gitmek” değil, “Ka’be’den gitmek” olduğunu iyi öğren. Şimdi ruhunla tecrübe et, İbrahim’in Tevhidi’nden, başından itibaren maksadın Ka’be olmadığını öğren! Her şey, Ka’be’den o yöne doğru başlar. Ka’be’ye “kendi sınırının sonuna” kadar vardın. Ey maksadı “O” olan muhacir! Ka’be’den çıkıp başka bir ülkeye ayak basıyor, başka bir yol izliyorsun. Bu arada kendini terketmek, evi terketmek sözkonusu değildir. Allah’ın evini terketmektir, sözkonusu olan. Şimdi sen ey Hacı, kulluğun doruk noktasında, “özgürlüğe kavuşan” Hacı! Sen “kendinden geçme”nin zirvesinde, “kendi”nde, “Ka’be’yi bırak artık” diyebilme liyakatini bulabiliyorsun. Sen, Ka’be’den daha yakınsın şimdi! Ka’be’yi ziyaret sona ermiştir. Ka’be seni “senlik”ten “kendi”ne getirdi. Sen, “Allah”a doğru yürü! Artık “Evi” değil “Evin Rabbi”ni haccet. Burada sözkonusu olan “durak” değil, “yön” dür, “Ka’be” değil “Ka’be’ye doğru” hareket etmektir. Sabit olarak bir yerde kalırsan, ölürsün! Ey Hacı, ey yönelen, ey azmeden! Daima O’na doğru gitmek! Mütemadiyen O’na doğru “olmak”!2 Ey insan, “Allah’ın ruhu”! Ey “amel”, “amel-i salih”!3 Mekke’ye mi geldin? Ka’be’de durma! Harem’de de kalma. “Ka’be’ye varıncaya dek” yönünü şaşırmaman için, başka kıblelerin seni aldatmaması için Ka’be kıble idi, “Ka’be’de kıble başka bir yerdir”. Oraya yönel, büyük sefere yönel, Ka’be seferinden daha büyük bir yolculuğa, Haccı Ekber’e! Bugün, azimet günüdür. Her nerede olursan ol, İhram elbiseni giy ve “Mekke’nin dışına çık”! Zira Büyük Hacc, Kıble’yi aşmak, geride bırakmaktır. Ka’be’den daha şerefli neresi var? Görünceye kadar yürürsün! ————————- 1. Sâfî’nin Tefsir’inde Tevbe sûresinin üçüncü ayeti yorumlanırken Kâfi ve Ayâşî’den nakledildiğine göre Hazret-i Sâdık şöyle demiştir: “Büyük Hacc (Hacc-ı Ekber), Arafat’ta Vakfe yapmak ve şeytan taşlamaktır. Küçük Hacc (Hacc-ı Asğar) ise Umre’dir.” 2. Ve ilallahi’l-mâsir: “Dönüş Allah’adır”. 3. “İnsan” hakkında Kuran’ın ifadesidir. Nuh’un çocuğu bahis konusu edilirken, çocuğu için şefaat eden ve bağışlama dileyen Nuh’a hitaben Kur’an şöyle demektedir : “O senin ailenden değildir, o amel-i salih değildir.”
Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 165
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |
|||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|