| GökEkin |
| Cahit Zarifoğlu |
| Sadık Yalsızuçanlar |
| Ibn'Arabi |
| Okuma Yeri |
| Birlik ve Çokluk |
| İrfan - İrfan | ||||||||
| Yazar İbn Arabi | ||||||||
| 18.01.2008 | ||||||||
|
Hakîkatı bilen ârif kişi Birlikıte Kesretıi görür; çünkü bilir ki kendi hakîkatlerinin farklı ve çok olmalarına rağmen, ılâhî isimlerin hepsi de tek bir asılın delîlidirler. (İsimler arasındaki) bu (fark) Tek olan Varlığın hakîkatında aklî bir mâhiyeti haiz olan (yâni yalnızca bilkuvve mevcûd bulunan) bir kesrettir. Ve bu (aklî kesret de), Tek Olan Varlık (âlemde) tecellî ettiği zaman şuhûd mertebesindeki bir kesrete dönüşür. Fakat bu ikinci hâlde dahi tecellîdeki kesret Tek Bir Gerçek içinde müşâhede edilir. Bu durum, her "sûret"in iç yapısına nüfûz edişi yönünden Heyulâ (yâni maddenin ilk cevheri) kavramı aracılığıyla daha da iyi anlaşılabilir. Kesretine ve çeşitliliğine rağmen bütün "sûretler", eninde sonunda, kendi maddeleri olan tek bir cevhere ircâ edilebilirler. Ve bu türlü "nefsini bilen" de "Rabbini bilir", çünkü (Rabb) onu Kendi Sûreti üzere yaratmış olup hattâ O, insânın hûviyyet ve gerçek hakîkatinin de aynıdır.
İbn Arabî, Fusûs Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 198
Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.3 |
||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|