|
İrfan -
İrfan
|
|
Yazar Said Nursi
|
|
17.01.2008 |
|
"Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı tutunun ve birbirinizden kopmayın..." Âli İmran;103. "BU İLAHÎ KELÂM-ki üzerinde hiçbir şüpheye yer yoktur- Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olanlara bir rehber [olarak indirilmiş]tir." Bakara Sûresi;1-2.
 Ümmet-i İslâmiyenin ahkâm-ı diniyede gösterdiği teseyyüp ve ihmalin bence en mühim sebebi şudur: Erkân ve ahkâm-ı zaruriye-ki yüzde doksandır-bizzat Kur'ân'ın ve Kur'ân'ın tefsiri mâhiyetinde olan sünnetin malıdır. İçtihadî olan mesail-i hilâfiye ise, yüzde on nispetindedir. Kıymetçe mesail-i hilâfiye ile erkân ve ahkâm-ı zaruriye arasında azîm tefavüt vardır. Mesele-i içtihadiye altın ise, öteki birer elmas sütundur. Acaba doksan elmas sütunu on altının himayesine vermek, mezc edip tâbi kılmak caiz midir? Cumhûru, burhandan ziyade, mehazdeki kudsiyet imtisale sevk eder. Müçtehidînin kitapları vesile gibi, cam gibi Kur'ân'ı göstermeli; yoksa vekil, gölge olmamalı. Yorumlar (1) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 333 |
|
Devamını oku...
|
|
İrfan -
İrfan
|
|
Yazar Carlos Castaneda
|
|
17.01.2008 |
"Ben sadece yürek taşıyan yollarda yürürüm, sadece yürek taşıyan yollarda..." Don Juan Matus
Bilgi adamı olmak için açık seçik bir koşul yoktur,kimi örtülü koşullar vardır ve kimin bilgi adamı olmayı öğrenebileceğine, kişinin dışındaki bir güç karar verir. Kişinin dışındaki bu gücün, uygun kimseyi, ona olağanüstü bir iş yaptırarak ya da onu bir takım yabansı olayların içine sokarak seçtiğine inanılır. Bilgi adamlığı, insana bir anda bir lütuf olarak verilemez ya da doğaüstü güçlerce ihsan edilemez; tersine, bir sürecin sonunda ulaşılabilecek bir şeydir. Bu yolla seçilen kimse çömez olur, don Juan escogido der buna: «Seçilen kişi.» Ama bir escogido olmak yalnızca bir çömez olmaktan öte bir anlam taşır. Öğrenimle artacağı varsayılan, ufak çapta bir güce artık kavuşmuş gözüyle bakılır kendisine. Ne var ki, öğrenim, sonu gelmez bir arayıştır, ve ilk kararı veren güçten, escogidonun öğrenimi sürdürmeyi başarabilmesi ya da yenilgiye uğraması konularında da benzer kararlar vermesi beklenecektir. . Bu kararlar, öğrenimin herhangi bir aşamasında ortaya çıkan belirtilerle kendini gösterirler. Bu bakımdan, bir çömezin başına gelen herhangi tuhaf bir olay, bu türden bir belirti sayılmaktadır. Bilgi ve erk. Bilgi adamlarinda her ikisi de vardir. Ne ki hiçbiri bunlari nasil elde ettigini anlatamaz. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 92 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Düşün seli -
Düşün seli
|
|
Yazar ali ömer akbulut
|
|
17.01.2008 |
|
“ Ve Tanrı’nın simâsı Hepimizin güneşi olacak.” Novalis
Kulağınız varsa, kalbiniz korkudan duracak. Kalbi olan girebilir!
Sevginin ihtişâmı tek ve yalnızca O’na olan adanışta, adanışın tüm sevgilere sirayetinde yatar.
Sadece O’nu sevebilirsin. Bütün sevdiklerin O’dur.
Sadece O’nu bilebilirsin. Bütün bildiklerin O’dur.
Sadece O’nunla konuşabilirsin. Bütün konuştukların O’dur. Hû Konşu! Hû. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 372 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Tasavvuf -
Tasavvuf
|
|
Yazar Hasan Harakani
|
|
17.01.2008 |
İrfani geleneğimizin büyük bilgesi Ebu’l-Hasan Harakani’nin sohbet ve vaazlarından oluşan Nuru’l-Ulum, adından da anlaşılacağı üzere, bilginin en üst düzeyi olan ‘hikmet’ten ibarettir ve ilimlerin nurunu, onlardaki İlahi ışığı yansıtmaktadır.
Harakani hazretleri, Kamil İnsan olan Efendimiz’in (asm) en yetkin varislerindendir. Bu niteliği ile, ‘kendisine çok hayırlar verilmiş’ biçiminde vasfedilen hikmet ehlindendir ve susuşu gibi konuşması da irşad edicidir. Şeylerin hakikatini, yolun esaslarını, maneviyat yolcusunun özelliklerini, tasavvuf irfanının ilkelerini, kamil insan’ın kim olduğunu, hangi sıfatlara sahip bulunduğunu, Yaratıcı’sıyla halvetinde doğan varitleri, kalbine ilham edilen sırları ve hakikatleri, vecdin doğasını, vecd ehlinin durumunu, salikin yolculuğunda uğradığı menzilleri, sufilik yolunun temel kavramlarını (ıstılah), bu eserindeki söyleşilerinde dile getirmektedir. Birinci bölüm, soru ve cevaplardan oluşmaktadır. İkinci bölümde vaat ve öğütler, üçüncü bölümde Efendimiz’in bazı hadisleri, dördüncü bölümde İlahi bağışlar, beşinci bölümde münacatı, altıncı bölümde manevi coşkusu, yedinci bölümde gönlüne doğanlar, sekizinci bölümde manevi mücahade, dokuzuncu bölümde hikayesi ve nihayet son bölümde olağanüstü halleri (keramet) yer almaktadır. Tasavvufi irfan geleneğinin büyük kılavuzlarının yolunun kavşağında bulunan, sadece Nakşi geleneği değil, hemen bütün irfani yolların şeyhlerini ve büyük bilgelerini manevi bakımdan emziren ve besleyen, Hz. Mevlana’dan Ahmed Yesevi’ye, Yusuf Hemedani’den Molla Cami’ye tasavvuf semamızın en parlak yıldızlarına kılavuzluk eden Harakani’nin nakledilen menkıbelerde hiç kuşkusuz öncelik, kamil veli Bayezid-i Bistami’ye aittir. Hazret’in kılavuzu olan bu muhakkik’ten sonra, hırkasını aldığı Ebu’l-Abbas Kassab Amuli gelmektedir.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 145 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Şiir -
Şiir
|
|
Yazar Şahin Uçar
|
|
17.01.2008 |
|
“Tao hayat yoludur ve her şey Tao’dur” Lao Tse
I Ve Ebâbil kuşları Çırpınarak kanat kanat Kanatlarını açarak Bir çırpıda aştılar Rûh uçurumlarını Ve Mâyâ’yı Ve kuşatıp gerçeği Kapladılar semâyı. Ve Ebâbil kuşları -cehle ve zulme inat- Orduyu kuşattılar ve taşlar fırlattılar -Yıkar bâtıl düşleri çökerken her Saltanat- Ordular yok oldular Ve o kuşlar gittiler. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 76 |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 49 - 64 Toplam: 80 |